
Kiralar her yıl yükseliyor. Peki verdiğimiz paranın karşılığında ne aldığımızı ne zaman öğreniyoruz? Taşındıktan sonra.
Çünkü ev tutarken tek konuştuğumuz insanlar, o evi bize beğendirmek isteyenler. Oysa binanın kentsel dönüşüme girip girmeyeceğini, depremde ne kadar güvenli olduğunu, gece sokağın ne kadar gürültülü olduğunu, apartmanın sosyal çevresinin sana uyup uymayacağını bir tek orada yaşamış olan bilir. İkinci el bir arabanın geçmiş kaydı, bir markanın sicili bile varken; yıllarını geçireceğin binanın geçmişini soracak bir yer bugüne kadar yoktu.
Bulevini bu problemi kökünden çözüyor. Bir binayla yolu kesişmiş herkes deneyimini mühürlüyor: ısınma, yönetim, komşuluk, deprem güveni. Basılan her mühür kalıcı; birikiyor ve binanın karnesine dönüşüyor. Sen de evini tutmadan önce o karneye bakıyor, beğendirmek isteyene değil yaşamış olana danışıyorsun.
Ve bunu hep birlikte yapıyoruz. Bulevini bir ortak hafıza: herkes bildiği binayı anlatıyor, bilmediği binayı öğreniyor. Buradaki otorite bir şirket değil, yaşamış insanların kendisi.
Taşınmadan önce binanın karnesine bak; verdiğin paranın neyi alacağını bil.
Burada karşında çıkarı olmayan tek taraf var: orada yaşamış sakinler.
Her binanın çevresi haritada; mahalleyi yaşayanların gözünden gör.
Mührünü bas; deneyimin senden sonra ev arayana yol göstersin.